25 May 2026
2021/02/28 - 14:04
View 553
Visit:553 2021/02/28 - 14:04
Mohammad Farazmand'ın merhum Necmuddin Erbakan'ın yıldönümünde yaptığı konuşma

İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçisi, Merhum Başbakan Necmeddin Erbakan'ın ölümünün onuncu yıldönümünde Ankara'da yaptığı konuşma

Farazmand': Erbakan’ın adını yaşatmak ilahi şiar ve sembolleri canlı tutmak ve yaşatmaktır. Çünkü merhum Erbakan bizzat şöyle demektedir: “Bizim davamız İslamdır. Gayemiz Allah’ın rızasını kazanmaktır. Hedefimiz Hak nizamı hâkim kılmaktır. Arzumuz tüm insanlığın saadetidir.Yolumuz cihattır.Yolumuz ikna metodudur. “

Formun Üstü

Rahmetli Necmettin Erbakan’ı anma merasimine bir kez daha katılmış olmaktan dolayı Allah’a hamd ediyor; her yıl bu merasimi organize ederek bizlere bu fırsatı sağlayanlara takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum. Erbakan’ın adını yaşatmak, onun, uğruna mücadele ettiği idealleri yaşatmaktır. Dünyada meşhur bir çok siyasi lider gelip geçmiştir; ancak bir Yol ve Ekol’e  dönüşen liderlerin sayısı çok azdır. Merhum Erbakan kendi başına bir Yol ve Yol göstericidir.

Erbakan’ın adını yaşatmak ilahi şiar ve sembolleri canlı tutmak ve yaşatmaktır.  Çünkü merhum Erbakan bizzat şöyle demektedir: “Bizim davamız İslamdır. Gayemiz Allah’ın rızasını kazanmaktır. Hedefimiz Hak nizamı hâkim kılmaktır. Arzumuz tüm insanlığın saadetidir.Yolumuz cihattır.Yolumuz ikna metodudur. “

Onun bir yol olarak altını çizerek vurgu yaptığı şey belki de İslam Ümmetinin ve beşer camiasının en önemli ihtiyacı olan ikna metodudur. İkna metodu diğer ifadeyle diyaloğu, yumuşak dili, karşı tarafa saygı göstermeyi, onun kimliğini ve kişiliğini tanımayı, iyi geçinme, sabır ve tahammülü tavsiye etmeye; aşırıcılık, bağnaz ve tekfiri tutum, tefrika ve dağılmaktan sakındırmaya çağrı ve davettir. Maalesef biz Müslüman milletler arasında ikna metodu ve diyalog geleneğinin zayıf olması İslami vahdetin gerçekleşmesi önünde büyük bir engeldir. Hz. Ali (a)’nin tabiriyle “Allah’a and olsun ki düşmanlar batıl yolda birlik ve dayanışma içindeyken, Müslümanların hak yolunda ayrı ve dağınık olması kalbi öldürür, gam ve kederi tazeler.”

 

Merhum Erbakan’ın siyasete ve uluslararası ilşiklere bakışını ortaya koyan milli görüşün esasını üç temel unsur, yani “İslam çivisi”, “Şuur çivisi” ve “Cihat çivisi” olaralak tanımlar ve bu unsurların açılımını yaparken “Siyonizme karşı durmak” “Dünyadaki egemen düzeni emperyalist ve siyonist düzen olarak görmek”, “İslam birliği davası”, “Adil düzen davası”, “Sanayileşme, Kalkınma ve bağımsızlık davası” gibi kendi siyasi söylemini şekillendirir.

Rahmetli Erbakan İran-Türkiye ilişkileri konusunda, derin manevi bağlar,  ortak kültürel ve medeniyet mirası ve iki halkın medeniyet yaratıcı rolünü göz önünde bulundurarak, İran ve Türkiye arasındaki işbirliği ve koordinasyon düzeyini öyle bir seviyeye yükseltme arzusu ve çabasındaydı ki, bu iki ülkenin güç ve kabiliyet sinerjisi, İslam dünyasının büyümesi ve kalkınmasında ve küresel güç dengesindeki konumunu yükseltmede itici bir güce dönüşsün. Bu yaklaşım sayesindedir ki Merhum Erbakan İran-Türkiye işbirliğinde yeni bir yolun başlatıcısıdır. O, başbakan olduğunda bütün baskılara rağmen ilk yurtdışı ziyaretini İran’a gerçekleştirmiştir. D8 Grubu onun inisiyatifi ve İran’ın yakın işbirliği ile şekillenip, ortaya çıkmıştır. İki ülkenin İslami vahdeti güçlendirme yolundaki işbirliği artmış, iki ülke arasında İran’dan Türkiye’ye doğal gaz sevkiyatına ilişikin stratejik anlaşma imzalanmış ve İran-Türkiye ilişiklerinde yeni süreçlerin temeli atılmıştır ve ne mutlu ki bugün, İran-Türkiye ilişiklerinin güçlendirilmesinin zarureti, her iki ülkede ulusal konsensüs meselesine dönüşmüş vaziyettedir. Bazı görüş farklıları olsa da, İran ve Türkiye işbirliği güçlü bir bölgenin inşasında ve bölge halklarının aleyhindeki tehlikeli planları boşa çıkarılmasında hayatı önem arz etmektedir.

Bildiğiniz gibi Merhum Erbakan siyasi yasaklılığı sona erdiğinde bir kez daha İran’ı ziyaret etmiş ve bu onun son yurtdışı ziyareti olmuştur. O şu an aramızda olmasa da İran-Türkiye ilişikileri tarihinde ve Türkiye’nin İslami tarihinde sürekli parlayan bir isim, aydınlık bir yol olarak kalmaya devam edecektir.

Rabbim rahmet ve mağfireti ile onun ruhunu şad eylesin ve evliya ve salih kullarının arasına katsın. O, Kur’an’da tarif edilen müminlerin bariz bir örneğidir. (“Müminlerden  öyle erler var ki;  Allah'a, üzerine söz verdikleri şeylere bağlılık gösterdiler. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi, bir kısmı da beklemektedir. Verdikleri sözden asla dönmediler.” (Ahzap Suresi 22-23)

 

متن دیدگاه
نظرات کاربران
تاکنون نظری ثبت نشده است